Üye Girişi
İZLE
Videolar
haber duyuru
Geçmiş Olsun
Cemiyetlerimiz
Doğum Haberleri
Düğün,Nişan
Tebrik
Vefat Haberleri
Aktif üyeler
0 üye ve 8 ziyaretçi
Online Üye Yok
E-devlet
Tarihte Bugün
Güncel Haberler
Belenören Toolbar
Üye Menüsü
Üye Profiliniz
Bilgileriniz
Haber Gönder
Web linki gönder
Bilgilerimi Kontrol Et
Çıkış
NAMAZ VAKİTLERİ
Latest Content Fader
Oyunlar
Sipahiler züğürtleyince, eski defterleri karıştırır
İlhami Yıldız

Hafta sonu yaşadıklarım ve düşündüklerim

Hafta sonu köyümdeydim. Kiraz mevsimi sebebiyle köyümde Kiraz Şenliği vardı. Dağ Bölgesinde ticari kiraz üreticiliğinin öncüsü benim köyüm Belenören'dir.

İlk fidanlar, biz 1968’de Bursa’ya gelmeden dikilmeye başlanmıştı.


Vişne de öyle…


Zaman içinde tüm Dağ  Bölgesi bu meyveleri tanıdı, diğer ürünler, özellikle çilek ticari değerini kaybettikçe kiraz yaygınlaştı.


Boynuz-kulak misali, bazı köyler bizim köyü geçti diyebiliriz.


Ama yinede Belenören farklıdır!


Her açıdan.


Bir şenlik izledik ki, gerçekten izlenmeye değer.


Hazırlayanlara, görev alanlara, emeği geçen kardeşlerimin hepsine teşekkür ediyorum!


Sade, ama dolu, dolu bir şenlik.


Görev alan tüm ekipler köyümden.


Saz çalanından, zurna, davul çalana kadar,


Türkü söyleyenden, oynayana, şiir okuyana, değişik gösteri yapanlara kadar.


Bir küçük efemiz var ki, oyununu seyretmeye doyamazsınız!


İkiz kızlarımız var, biblo misali, Allah nazardan saklasın, bayan oyunlarımızı oynadılar!


Yerel Kanallarımıza tavsiye ediyorum, Bel-Der’le irtibata geçsinler, Küçük Efeyi ve ikizlerimizi izlesinler, beğenirlerse onlarla bir program yapsınlar.


Eminim beğeneceklerdir, televizyon izleyicileri de bayılacaktır.


Yaklaşık 15 dakika süren gösterileri son derece doğal, son derece muhteşemdi.


Köyümle ilgili hazırlanan kitap, başlı başına bir olay!


Övünmek gibi olmasın, ama her şey gerçekten muhteşemdi.


Yerel kanallarımız ve basınımız neleri kaçırdıklarının farkında değiller…


Bahsettiğim kitapta, büyük amcamın seferberlik anıları var, kısmet olursa ve yöneticilerim uygun bulursa 3-4 gün boyunca yayınlamak istiyorum.


Dedelerimden ve ninelerimden de dinlediğim o acılı dönemi Rahmetli Bekir Amcam kendi el yazısıyla anlatmış.


Dağ Bölgesinin ve Türkiye’nin bir dönemi çok farklı bir açıdan ve detaylarıyla Bekir Amcam tarafından anlatılmış…


Köyümde iki haftadan beri beni üzen bir gelişme, köyün, köylünün bazı uyanıklarca sömürüsünün devam ettiğini görmek oldu.


Ceviz büyüklüğünde, o muhteşem kirazımıza tüccar burun kıvırıyor, çapını bahane ediyor, sapını bahane ediyor, rengini beğenmiyor…


Sonuç?


Sonuç, kirazın fiyatı 2 lira civarında…


Yanlış anlamayın, en iyi fiyat 2,5 TL…


Ve bu kirazlar yurt dışına gidiyor…


Bırakın yurt dışını, İstanbul ve Akdeniz sahillerinde bu kirazı 8-10 TL’ye satıyorlar…


Köylü yine garip, yine düşkün…


Umutlar bir başka yıla…


Yok mu bunun çaresi, bilmiyorum!


Ziraat Odası ve Ziraat Mühendisleri Odası bu işlere kafa yormalıdır.


Üreticinin malını değerince satmasını sağlayan bir sistem mutlaka vardır ve bu sistem kurulmalıdır.


Ne bileyim, mesela açık arttırma sistemi gibi.


Balıkçı Hal’lerinde olduğu gibi!


İlçelerimizde veya merkezi köylerde bu sistemin altyapısı kurulabilir, sistem oluşturulabilir!


Köylü akşam ürününü meydana getirir, tüccarlar ürüne hesabına gelen fiyatı verir.


Bir yönetici de bu işlemleri idare eder.


Köylü de hakkını alır diye düşündüm.


Olur mu, bilmiyorum, ama şu anki sistem, daha doğrusu sistemsizlik bir “çeteyi” zengin ediyor, köylüyü de perişan!


Şu bilinmelidir ki, köylünün refahı, Türkiye’nin refahı demektir,


Köylünün perişanlığı da Türkiye’nin sıkıntısı…


 “Köylü Milletin Efendisidir!” sözü bence bunu anlatıyor!


yazan :Adem ÖZDEMİR
Devamını oku...
 
Bursa hemşehri merkezli siyaseti kaldırır mı?
İlhami Yıldız
http://www.yenibursa.com/Belenorende-Anlamli-Calisma-17209.html
Devamını oku...
 
Dağ yöresine gerçekleşen II. Cumhuriyet Kervanı
Raif Kaplanoğlu

 Raif KAPLANOĞLU   Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Bundan 80 yıl önce, yüzlerce öğrenci ve araştırmacı, Keşiş Dağı/Uludağ'a, "I. Cumhuriyet Kervanı" düzenleyerek, bölgede ciddi araştırmalar yapmıştı. I. Cumhuriyet Kervanı, bölge için bir umut olmuştu. Ancak o tarihten sonra 'Dağ yöresi' kaderine terk edilip, uzun yıllar unutuldu. Son yıllarda yeniden hatırlanan 'Dağ yöresi'ne, Uludağ Üniversitesi'nin girişimleriyle akademisyen ve araştırmacılardan oluşan 50 kadar uzmanla "II. Cumhuriyet Kervanı" düzenlendi. Hocaların hocası 91 yaşındaki Prof. Dr. Halil İnalcık'ın da katıldığı bu gezinin, sonuçlarıyla yöreye yeni bir bakış açısı sunacağını umuyoruz.

Devamını oku...
 
Bursa'da Kaşık ve Kaşık Oyunu
Hüsnü Züber

Hüsnü Züber

 

    Bursa'da Kaşık

 

    Kaşık insanoğlunun yaşam boyu varlığını sürdürebilmesi için elinden düşmeyen, yeri geldiğinde bilmece, deyim ya da atasözü şeklinde dilinde oluşan ve ritim olup onu coşturan; buna karşın yine de unutulmuş, üzerinde pek durulmamış bir araç ve zanaat-sanat dalı.

 

Devamını oku...
 
Ah Bursa, vah Bursa...
Serkan İnceoğlu
Serkan İNCEOĞLU Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

29-06-2005
Ahmet Kutsi Tecer, notalara dökülen şiirinde şöyle der; "Orda bir köy var, uzakta... O köy bizim köyümüzdür. Gezmesek de, tozmasak da O köy bizim köyümüzdür..."

Bursa ili, bir kentin sahip olmayı istediği hemen hemen tüm nitelik unsurlarına sahip olan bir kent... Tarihi ve kültürel mirasıyla övünülen Bursa'da, aynı zamanda müthiş "tarım potansiyeli var, dünya devleriyle bütünleşen sanayisi" de...
Ancak Bursa, bir "ülkenin niteliği ve etkinliği" açısından nice değerleri barındırmasına rağmen, keşfedilmeye, fark edilmeye, sahiplenilmeye muhtaç...
Devamını oku...
 
İşiten olmadıktan sonra!
İlhami Yıldız
Bir dostum Karagöz’ün Orhanelili, daha doğrusu Orhaneli’nin Karasi Köyü doğumlu olduğunu söylediğinde pek şaşırmıştım.
“Evet” demişti, nükteleriyle herkesi gülmekten kırıp geçiren karşımdaki insan; “git bizim oraya, bir köy dolusu Karagöz’ün hala yaşadığını göreceksin”..
Düşünsenize, bir köyün tamamı Karagöz’ün neslinden oluşuyor?
Ve her gün sokaklarda “Vay hacı cavcav” diyerek dolaşıyorlar!
İşin esprisi bir yana, Karagöz gerçekten Orhanelili mi bilinmez ama inanılmaz derecede zeki espriler yapan o dostumla Karagöz’ün nüktedanlığını çarpıp çıkarmadım ve içime de şüphe düşmedi desem yalan olur.
Devamını oku...
 
BEL-DER GÜNCEL
SINAV ÖDÜLLERİ SENLİKTE VERİLECEKTİR.....
Son dakika
HABERLER
Haber
TÜRKİYE
TAKVİM
SİTEDE NE KADAR KALDIN?
Site Sayaç
Gazete Oku
YEMEK TARİFLERİ